Ankara Hosting -  Ankara Domain, Ankara Alan adı,Ankara Web Tasarım

Sözüne bak, insanını tanı

 Kimi yazar, uzun uzun tinsel (ruhsal) çözüm ve yorumlarla tanıtır tipleri bize, yargıları kendisi biçer. Bu durumda okur, yazarın eğilimine girer. Böylesi, okura pay bırakmamak, onu tek yöne güdülemektir. Buyurganlıktır bu!  Olgulara, düşüncelere, yazarın penceresinden bakar olur  okur artık. Yazarın hakkı var mı buna?  Yazmak, salt görüş aktarmak, bilgi sunmak değil ki. Buyurgan öğretmen tavrı, hiç değil. Düşünüşleri paylaşmak! Duyumsamada, algılamada otraklaşmak! Dahası okuru olanın ötesine götürmek, ona kabul edilmişin dışını yoklatmak, düşlerini kanatlandırmak, yeni çevrenler (ufuklar) açmaktır.
 
          İnadına sorarım ben okuruma. O da düşünsün, ötesini ellemeye çalışsın. O da  katılsın düşünüş üretimine, yeni yolaklar aramaya. Pay sahibi olsun, o da yaşasın metnin içinde.  Yazar, dediklerinin odağında tutuyorsa insanı, tek tip düşünceye çakılır kalırız. Herkesin aynı şeyi düşündüğü, düşlediği yerde, hiçbirimiz bir şey düşünmüyor demektir. Tek insan konumuna düşeriz. Sürüleşmenin başlangıcı olmaz mı, hepimizin aynı noktalardan dönenip durması? Yaşamı, herkesin bir ucundan tutup ördüğü düşünüşlerle, esenlik orkestrasına dönüştürebilmeliyiz ki, onun bahçesinde dans edelim, sevgi saygıyla kenetlenelim; ayrı yarı, ama birbirini inkar etmeyen renklerle, kokularla…
 
          Kimi yazar, tip  tanıtımlarında kendi yargı ve çözümlemelerini, bize kabul ettirmek yerine; işlediği tipi doğal görünümü, psikolojisi içinde sunar, sadece görüntü alıyormuş gibi. Okur olarak biz, o tipin hangi tinsel durumda, tutumda olduğunu, kullandığı sözcüklerden, devinimlerinden çıkarırız. Yazarla ortaklaşmanın gönencini yaşar, yazarla elleşmenin sevincini duyarız.  Belki de yazarın amaçlamadığı yorumlara yönelir; iç dünyamızın sınırlarını genişletiriz. Ne güzel,  ne yararlı ortaklıktır bu!  Buyuranları değil, bizi ortaklığına alan yazarlar, gözümüzde büyür, onlarla hısım oluruz. Yazar okuru, okur yazarı, katı çevrenin dışına iteler, yepyeni bir dünya kurulur.
 

          Her şeyi söyleyen yazar gevezedir demek istemem, ama buyurgandır demekten  alamıyorum kendimi… Okurun da  bizim kadar düşünüş  dizgesi, algılama yetisi bulunacağını kabul edelim ki, onunla akraba olalım. Bütünleşelim, çoğalalım. Fazlalıkları alınmış, girişi ilginç bir metni, şöyle bir karıştırırken, okur, kendisine açılan pencereden dalar gider derinliklere. Bu, belki bir küçük diyalog cümlesidir, okuru gıdıklayan birkaç sözcüktür, bir soruyla, onu düşünüşe çağıran bir söylem parçasıdır. Dikkat ettiniz mi, ayırdına varmadan, düşünüş dostluğu kurduğumuz yazarlar,  işte böyleleridir. Ders verenleri değil, vaaz edenleri hiç değil!